1. Ana Sayfa
  2. Gündem

Erdoğan marjinal demişti, CHP kürsüye çıkardı

Erdoğan marjinal demişti, CHP kürsüye çıkardı
0

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısını Akbelen Ormanı’ndaki ağaç kesimlerine karşı sürdürülwn direnişe ayırdı.

Hem Akbelen’den gelen direnişçilerin hem de onların ardından söz alan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedefinde Akbelen direnişçileri iin “Çevreci görünümlü marjinaller” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan vardı.

Erdoğan’a seslenen Kılıçdaroğlu, “Utanmadan, sıkılmadan ormanının, hayvanlarının, çiçeklerinin yanında duranı marjinal ilan ediyorsunuz. İnsanda biraz ahlak, erdem, insanlık olur ya. Kendileri marjinal duruma düştü” dedi.

 

“MARJİNALLER BURADA”

Kılıçdaroğlu’ndan önce Akbelenli Nejla İzci “Her yer Akbelen, her yer direniş” sloganları ile kürsüye çıktı. Bölgede yaşananları aktyaran ve “Biz 4 senedir hukuk arıyoruz. Adaletin olmadığını hepimiz gördük” diyen İzci, şunları söyledi:

Akbelen Ormanı’na gelerek TOMA’ların önüne siper olmaya var mısınız hepiniz? Ben bunun sözünü almak için buradayım. Dün bir duyuru yapılmış, ‘Marjinal gruplar orayı savunuyor’ diye. Bu marjinal gruplar savunmaya devam edecek.

Marjinaller burada, görüyorsunuz. Başı yazmalı, elleri kınalı, nasırlı, ayakları naylon çorap, naylon pabuçtan başka bir şey görmemiş, Çanakkale’de, Dumlupınar’da kanını dökmüş ataların çocuklarıyız biz.

Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz. Direne direne kazanacağız. Bu uğurda her şeyimizi vereceğiz ama toprağımızı vermeyeceğiz.”

“TOPRAK ELİNİZDEN ALINIYORSA VATAN ELİNİZDEN ALINIYORDUR”

İzci’nin ardından kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu ise şunları söyledi:

“Düşünün coğrafyamızın, güzel Türkiye’mizin bir bölümünde yıllarını vermiş, büyüklerinin mezarlarının olduğu coğrafyada insanlar topraklarına sahip çıkmak istiyorlar. Siz toprağınıza sahip çıkıyorsanız, vatanınıza sahip çıkıyorsunuzdur zaten.

Necla Hanım dedi ki, arıcılık yapıyorduk. Ormanın olmadığı yerde arı balı nereden toplayacak? Size gıda veren hayvanlar nerede beslenecek. Sizler kendi doğanıza, toprağınıza sahip çıkıyorsunuz. Eğer toprak elinizden alınıyorsa bilin ki vatan elinizden alınıyordur.

Hep seçimi beklediler. Seçimden sonra gereğini yapalım dediler. Seçimi hile ile aldılar. Şimdi o devasa araçlarla o ağaçların nasıl yıkıldığını gördük. Ormana baktığınızda ayrı bir hayat görürsünüz, içinizde bir şeylerin kıpır kıpır olduğunu görürsünüz. Orman ağaç değildir aslında. Ormanın ayrı bir hayatı vardır. Ağaç olsaydı tek başına hadi kes diyelim. Ormanın içinde ayrı bir hayat var.

Siz orayı katlettiğinizde aslında hayatı tümüyle yok ediyorsunuz. Türkiye olarak Paris İklim Anlaşması’nı da imzalamışsınız. Söz vermişsiniz. Parlamentodan geçmiş. Ama buna rağmen ‘ben yoluma devam ediyorum’ diyorlar.

“BEŞLİ ÇETELER SARAYDAN GÜÇ ALIYOR”

Beşli çeteler Saray’dan güç alarak, askeri de polisi de size karşı kullanıyorlar. Bakın Akbelen sadece bir Akbelen değil aslında. Akbelen aslında aynı zamanda bir Türkiye’dir. O güzel doğanın yüzde 75-80’i maden arama ruhsatı olarak verilmiş. Ben boşuna mı beşli çeteler diyordum?

ERDOĞAN’A ‘MARJİNAL’ YANITI

Ormanların yanında duranı marjinal ilan ediyorsunuz. İnsanda biraz, erdem, ahlak olur ya. Bir avuç kişiye çalışıyorlar, marjinal olan onlar.

Kömür bacalarından çıkan dumanı koklamak mı daha güzel, yoksa ormanın güzel havasını teneffüs etmek mi daha güzel? Siz eğer kömür bacasından tüten dumanı solumak istiyorsanız, sizin bu ülkede yaşama hakkınız yok. Eğer bir ülkede siyasal iktidar kendisini beşli çeteye teslim etmişse, marjinalleşmiş demektir.

“GÖZLERİNİ DOLAR BÜRÜMÜŞ”

2013’te Hacettepe Üniversitesi’ne Akbelen için bir rapor hazırlatıyorlar. Raporda diyor ki, sakın yapmayın, Bodrum susuz kalır. Bunlar raporu da dinlemiyorlar. Gözlerini dolar bürümüş. Bu kadar kendi coğrafyasına ihanet eden bir hükümet hiç görmedim.

CUMHUR’A ‘AKBELEN’ ÇAĞRISI: ‘HAYIR’ DERSENİZ

Buradan çağrı yapalım. AK Parti’nin vicdanlı vekillerine çağrı yapalım, MHP’nin Yeniden Refah Partisi’nin vicdanlı vekillerine çağrı yapalım. Siz de gidin görün. Köylüleri ben dinledim siz de dinleyin.

Şöyle yapacaklar, Genel Kurul’a gelmeyecekler. Bu koridorda kapının önünde bekleyecekler. Çoğunluk sağlanırsa, ‘hayır’ demek için koşa koşa gelecekler. ‘Hayır’ derseniz, iki elim yakanızda olur. Bu sıradan bir olay değil. Bu bir toprak meselesi, vatan meselesi, su meselesi, hava meselesi.

Yazar Hakkında

Yorum Yap